Kanalı Takip Et
Anasayfa » Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi

Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi

Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi
Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi

Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi listemize hoş geldiniz. Diziler hakkında daha fazlasına mı ihtiyacınız var? O halde Dizi Forumu alanına katılmalısınız. Dijital platformların son yılların parlayan yıldızı olduğunun bilincinde olmayan yoktur sanırım. Bana göre, sosyal medyadan daha da hızlı bir şekilde hayatlarımıza giren bu sektör. Bütün dünyanın son yıllarda başına gelen en güzel şeylerden biri olabilir. Sayısız seçenek arasından her insanın ilk tercihi elbette Netflix olsa gerek. Ancak öteki seçenekler arasından biri olan Amazon Prime için de 2. Sırada yer alıyor diyebilir miyiz? Bence kesinlikle evet!

Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi

Netflix’te ‘hala’ izlemediğim sayısız dizi varken, kısa ve keyifli dizi arayışına girdiğim zaman kendimi Amazon’u karıştırırken buluyorum emin olun. Amazon Prime dizilerinin çoğunun ortalama 20-30 dakika olması beni iyi mi sevinçli ediyor anlatamam. Ufacık şeylerle sevinçli olabileceğimi, buna karşın ufacık şeylerin de beni üzebileceğini böylece söylemiş olayım. Yazıma dönecek olursam bugün sizlerle ‘Ah ne de tatlıydı, bir oturuşta bitirdim’ söylediğim 9 Amazon dizisini paylaşmak isterim. Gülmeye ihtiyacınız varsa, ki hepimizin ihtiyacı var. Amazon Prime kahkaha dolu dizilerini mutlaka incelemelisiniz.

Umarım izlemedikleriniz var ise sizler de benim benzer biçimde hem bu yazıyı hazırlarken, bununla beraber dizileri seyrederken duyduğum keyfi fazlasıyla hissedersiniz. Hadi bakalım, başlamış olalım. Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi

Modern Love

Modern Love
Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi Modern Love

IMDB puanı 8 olan ve tanıdık yüzlerin olduğu, her kısmı değişik hayatları anlatan dizi. Ama hepsinin ortak noktası aşk/sevgi (hangisini seçerseniz) olan 8 farklı hikaye. Yalnızca 30 dakika olan bu diziyi sevgiyi arayan, arayıp da gören ya da bulup da kaybeden, bulduğunu zanneden veya yalnızca yeni bir dizi arayışında olan her insanın izlemesini tavsiye ederim. Oldukça keyifle izleyeceğiniz ve her bölümünde ilişkiler adına bir şeyler öğreneceğiniz bir dizi.

Z The Beginning of Everything

Z The Beginning of Everything
Z The Beginning of Everything

Gerçek hikayeleri her vakit sevmişimdir. Elbette reel hikayelerden alınan dizi ve filmlerde gösterilenlerin hepsinin yaşanmadığını biliyoruz. Geçmişte yaşayan insanların hayatlarını izlemek, onların hatalarından ders çıkarmak, onlarla empati kurabilmek bana oldukca keyif veriyor.

İşte bu da öyle bir öykü. Her vakit yaşamak istediğim bir dönemde geçen reel bir aşk hikayesi. Bilenler bilir sonunun hüsranla bitmesi elbette üzücü, fakat bu çiftin yaşadıkları, yaptıkları ve dünyamıza katkıları ne olursa olsun unutulmaz, öyle değil mi? Kendileri elbette Mr. And Mrs. Fitzgerald. 10 bölümlük bu mini dizi, kasabadan büyük şehre gelen ve hemen sonra bir ikona dönüşen Zelda Sayre Fitzgerald’ın yaşamının kurgusal bir versiyonunu konu alıyor. Benim şeklinde, Caz Çağı’na hayransanız, kaçırmamanız ihtiyaç duyulan bir takım olduğu için güvenli olabilirsiniz. Son olarak eklemek istiyorum, ne yazık ki Amazon’un ilk başta 2. Sezon için tasdik verip ondan sonra bunu iptal etmesi dizi hayranlarını biraz üzebilir.

Forever

Forever
Forever

İşte azca önce yazdığım, harbiden yalnızca 4 saatte bitirdiğim bir dizi. İnanın benim için o kadar keyifliydi. Bazen her şey yolunda gitse ve hiçbir sıkıntınız olmasa da ne kadar tek düze bir hayat yaşadığınızı düşündüğünüz oluyor mu? Belki öldükten sonrasında bu monotonluktan kurtulabiliriz, ne dersiniz? Ne yazık ki başrol karakterlerinden June için işler öyle gelişmiyor. Dizi ile alakalı daha fazla tafsilat vermeden, yarım saatlik dizi sevenler için iyi bir öneri olacağını söyleyebilirim.

The Romanoffs

The Romanoffs
The Romanoffs

Romanovlar’ı duymayan yoktur. Ailenin yaşamını öğrenmek isteyenler, dijitalde ve internette elbette birçok film ve belgesele ulaşabilirler. Benim ise listemde yer alan Romanoffs dizisi, Romanov ailesini değil de onların soyundan geldiğini ‘düşünen’ 8 değişik bireyin hikayesini konu alıyor. Her kısmı 1-1.5 saat arası devam eden dizinin, bir bölümünün IMDB puanı birazcık düşük olsa da, bölümlerin çoğunun harbiden başarıya ulaşmış hikayeler olduğunu söylemek ve dizinin daha çok kişi tarafınca seyredilmesine bir nebze de olsa katkı sağlamak isterim doğrusu.

Amazon Prime Video

Amazon Prime Kaliteli 8 Dizi
Amazon Prime Kaliteli 9 Dizi


Gün geçtikçe başarı göstermiş çevrimiçi dizi ve film platformlarının sayısı artıyor. Bunlardan birisi de Eylül 2020’de hizmete başlamış olan Amazon Prime Video. Özellikle öteki platformlara kıyasla daha yürekli ve kaliteli dizileriyle malum platforma aylık 7,90 TL ücretle abone olmak olası. Bu abonelik içerisinde ertesi gün kargo garantisi veren teslimat. Twitch Prime aboneliği sunan Prime Gaming hizmeti de var. Bugünkü konumuz ise Prime Video’da yayınlanıp Netflix dizilerine kafa tutan dev bütçeli diziler.

Fleabag

Fleabag
Fleabag

Hem başrolünü oynayan bununla beraber hikayenin yaratıcısı olan Phoebe Waller-Bridge’in tek kişilik tiyatro oyunundan uyarlanmış Emmy ödüllü bir dizi. Dizi Londra’da yaşayan, küçük kafesini işleten, yaşamı dalgaya alan bir kadının hikayesi benzer biçimde görünse de bundan oldukca daha fazlası. Verdiği kayıplarla iyi mi başa çıkacağını bilemeyen, ailesinin hayatında ve hatta kendi hayatında bile bir ‘’pire torbası (fleabag)’’ benzer biçimde olan bir kadının hikayesi

Böyle dedim diye mendillerinizi alıp ekran karşısına geçmeyin bu sebeple aynı zamanda gülmekten karnınıza ağrılar sokacak kadar mükemmel bir mizah işlenmiş. Dizideki en hoş ayrıntılardan biri karakterimizin dördüncü duvarı yıkarak izleyicilerle hitabı olmuş. Ancak bu konuşma öyle doğal ve realist yapılma ki izlerken en yakın arkadaşınızla söyleşi ediyormuş hissine kapılabilirsiniz. House of Cards dizisi dışında ilk kere bu şekilde bir duruma denk geldim. Bence bu dokunuş Phoebe Waller’ın oyunculuğuyla diziyi taçlandırmış.

İzlerken gözlerinizden yaşlar gelecek sadece bunun gülmekten mi yoksa dizideki kalp kırıklığından mı olduğunu anlamayacaksınız. Yeni devre yoğunluğu başlamadan bir takım bitireyim diyorsanız tercihinizi Fleabag’ten yana kullanın derim şu sebeple daha ilkin keşfetmediğinize üzüleceksiniz.

The Boys

The Boys
The Boys

İnsanlığın iyiliğiyle kafayı bozmuş, fazla ahlaklı süper kahmanlardan sıkıldıysanız The Boys size gore zira bu dizide tam olarak ‘süper kahraman’ konseptiyle dalga geçiliyor. Amazon’un en başarıya ulaşmış dizilerinden birisi olmasının yanı sıra bana göre en iyi süper kahraman yapımı şundan dolayı fantastik bir tema bulunmasına karşın daha gerçekçi, insani duygular katılarak yazılan bir senaryo karşımıza çıkıyor.

The Boys, süper güçlere sahip kişilerin bir şirket için çalmış olduğu ve markalaştırıldığı bir dünyada geçmekte. Halk bu insanları kurtarıcıları olarak görse de kahramanlarımız kendi dünyalarında oldukca egoist ve umarsamaz bir kişiliğe haiz. Hikayemizde iki taraf var; Halkın gözdesi süper kahramanlardan oluşan ‘The Seven’ ve bu ekibin iç yüzünü bilen ‘The Boys’. Dizi basit bir yurttaş olan Hughie Campbell’ın The Seven yüzünden ağır bir kayıp yaşamasıyla adım atar ve şöhretin getirdiği güçle kahramanların dünyaya yarardan fazlaca zarar verdiğini görür.

Sezon çekimleri şubat ayı arasında başlayan The Boys, çok önemli görsel efektleri, müzikleri ve alışılmadık hikayesiyle favori dizilerim içinde yerini aldı. Ayrıca benim gibi sıkı bir çizgi roman hayranıysanız The Boys’un uyarlandığı çizgi roman serisini incelemenizi öneririm, ben minimum dizisi kadar keyif aldım.

Undone

Undone
Undone

Amazon Prime’ın ilk rotoskop tekniği kullanılan serisi olmakla beraber animasyon tarzdan pek haz etmeyen beni bile her ayrıntısıyla fanatik bıraktı. Öyle ki 8 bölümünü bir çırpıda bitirip 2. Sezon için gün saymaya başladım diyebilirim.

Her gün aynı yatakta uyanan, aynı kahvaltıyı yapan, aynı yoldan işe giden ve hayatından bıkmış bir kadının hikayesini anlatır. Ancak geçirdiği ölümcül trafik kazası kararı karakterimizin yaşamı sıradışılığın bile ötesine geçerek ilginç bir hal alır. Kaza sonrası başrolümüz Alma zaman içinde alakalı yepyeni bir ilişki keşfeder ve bu yeteneğini babasının ölümündeki gizemi ortaya çıkarmak için kullanır.Hatta bu yolculuğa babası da birlikte rol alır. Babası baş karakterimizi dönemin oyununa öyle ikna ediyor ki; Alma’nın şizofrenik hayallar mi gördüğüne yoksa harbiden daha fazlasının mı var olduğuna karar veremedim. Ayrıca dizinin müziklerini meydana getiren Amie Doherty’nin yeteneğine de fanatik kaldım. Aşağıdaki spotify linkinden dizinin tüm müziklerini incelemenizi öneririm.

The Marvelous Mrs. Maisel

The Marvelous Mrs. Maisel
The Marvelous Mrs. Maisel

Benim için dönem dizileri diyince akan sular durur. The Marvelous Mrs. Maisel da devrin havasını,bilhassa başrolümüz Miriam’ın giysileriyle, asla sırıtmadan ekrana yansıtmış.

New York’un lüks bir semtinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam. İstediği her şeye sahipken mükemmel hayatı kocasının aldatmasıyla alt üst olur. Ancak bu durum komedi konusundaki yeteneğini keşfetmesini sağlar. Hem kendisinin bununla beraber çevresindekilerin yaşamı hızlı bir biçimde değişir. Dizi 1950’lerde geçtiği için Miriam’ın boşanması bile garip karşılanırken güldürü işine girmesinden kimse hoşlanmaz. Tabi hayatı boyunca ev kadını olan karakterimiz için de işler hiç rahat olmaz.

Dizi genel hatlarıyla stand up kültürünü ve bu işin çetrefilli yanlarını mükemmel yansıtmış. Her karakteri ayrı ayrı sevmekle birlikte Miriam enerjisiyle, cesaretiyle ve babasıyla girmiş olduğu diyaloglarıyla çok başarıya ulaşmış yazılmış. Ayrıca diziyi telefonumda shazam uygulamasını hazırda bekleterek izlediğimi de belirtmeden geçemeyeceğim şu sebeple tam süreci yansıtan ve dizinin temposuyla harika ahenk sağlayan müzik seçimleri yapılma.

Homeland

Homeland
Homeland

Herkesin hafızamı kaybetsem de yeniden izlesem dediği bir dizisi vardır. İşte Homeland benim için tam olarak o dizi. 2011 senesinde süregelen ve geçtiğimiz sene 8. Sezonuyla final icra eden Homeland artık Amazon Prime’a geldiği için daha ulaşılabilmektedir.

Homeland aslına bakarsak tam bir CIA draması. Scott Brody isminde bir deniz çavuşu Irak’ta kaybolur ve kendisinden hiçbir haber alınamaz. Cesedine yada öldüğüne dair bir ipucuna rastlanmasa da ailesi dahil asla kimsenin ümidi kalmamıştır. Hatta hepimiz çoktan dünyasına süre gelmiştir bile. Ancak 8 sene sonra yapılan operasyonda Brody bir hücrede bulunu. Ülkesine herkesin gözünde bir kahraman olarak döner. Aslında neredeyse herkesin gözünde desek daha doğru olur. Şu sebeple CIA ajanı Carrie Anderson, Brody’nin saf değiştirdiğine ve El-Kaide örgütü için ajanlık yapmaya başladığına emindir.

Dizinin ana hikayesi bile oldukca alaka çekiciyken daha arka planda olan da izleyiciyi ekrana kitliyor. CIA ajanımız Carrie’nin bipolar bozukluğuyla mücadelesi. Brody’nin Irak’ta yaşadıklarından sonra geçirdiği ruhsal değişiklikler arka plan ayrıntılarının sadece minik bir parçası.

Bunların haricinde genel olarak kadroyu ve oyunculukları çok beğendim. Zaten Claire Danes (Carrie Anderson) aldığı ödüllerle başarısını tescillemiş. Ayrıca dizinin hızlı ilerleyen ve kolay izlenen bir yapım olmadığını belirtmek isterim. Doğrusu izlerken biraz sabırlı olmak gerekebilmektedir. Ancak bitirdikten sonra iyi ki izlemişim diyeceğiniz dizilerden biri olacağına eminim.

Bu tavsiyeye yorum yapabilirsiniz.

Mail adresiniz yayınlanmaz.Zorunlu alanlar * ile belirtilmiştir.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Şifremi Unuttum

Lütfen kullanıcı adınızı ya da e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bağlantı alacaksınız.